İnsanlar Neden Spor Yapmıyorlar?

Nüfus piramitinde de görüldüğü gibi  60 yaş sonrası nüfus  9,063,677. kişidir.

50 -54 yaş grubunda kadın ve erkek nüfusu tamamen eşittir.

80 yaşına kadarda kadın nüfusu artarak %60 a %40 oranına ulaşır.

2014 yılında 90 yaş üzeri 115,277 kişinin %73.78 i kadın ( 85,053 ) %26.22 si erkek ( 30,224 )

2008 yılında 90 yaş üzeri 60 .176 kişinin %73.86 sı kadın ( 44,446 ) %26.14 ü erkek ( 15730 )

Teknoloji ve Tıptaki gelişmeler ile 90 yaş üzeri insan sayısı 7 yılda neredeyse bir misli artmasına rağmen, yılların içinde  bu gelişmeler ile kadın erkek nüfus oranlarının hiç değişmediği görülmektedir.

Yılların içinde her türlü tıbbi ve teknolojik ilerlemelere karşın insanların günlük yaşantıda karşılaştıkları bedensel ve ruhsal streslerini karşılayacak kas güçlerine ulaştırmak için bir çalışma yapılmamaktadır.

Bugün için tıbbın gelişmesinde öncülük eden ülkeler ve üniversiteler bile halen insanların fiziksel aktivitelerini arttırabilmek için yürüyün,yüzün, golf oynayın, tenis oynayın, bahçe işleri yapın, 1000 adım atın , olmadı 10 000 adım atın gibi önerilerde bulunmaktadırlar.

Günlük yaşantının dışındaki bu aktiviteler beden üzerine ek yük getirmektedir.Oysaki insanların en basit günlük yaşantıyı tolere edebilecek kas gücü yoktur.

Günlük yaşantılarının mecburiyetlerini zaten aşırı yüklenmede yapmaktalar ve eklem ve kas problemleri ile de başetmek zorunda kalmaktadırlar.

İnsanların kendi günlük yaşamlarındaki bedensel ve ruhsal yorgunlukları karşılayamıyorken, çabuk yorulup , eklem ve kas ağrısı çekiyorken, hangi eklem ve kas ile önerilen egzersizleri yapacaklar?

Doğal olarak insanlar egzersiz yapmaları için sağlanan her türlü olanağa ve her türlü öneriye rağmen rağmen egzersiz yapmamaktadırlar.

Bu durumun , tembellik ya da spor alışkanlığının olmamasıyla bir ilgisi yoktur.

Bu durumun, insanların zaten mevcut eklem problemleri yüzünden daha kötü olmamak korkusu ile fiziksel aktivitelerini isteseler de arttıramamalarıyla ilgisi vardır.

Zira kas gücünün üstündeki her fiziksel aktivite aşırı yüklenmedir ve aşırı yüklenme tablosunda olduğu gibi sonuç ağrıdır. Ağrı olunca yapılması gereken şey ise istirahattir.

Yani özellikle belli bir yaşın üstünde ki ya da bedensel ve ruhsal stresi zaten fazla olan insanlar tembel olduklarından değil güçleri yetmediğinden ve yaptıkları takdirde ağrı duyduklarından dolayı fiziksel aktivitelerini arttırmazlar.

Ortada çok ciddi bir kısır döngü vardır.

Gerek  Amerika Birleşik Devletleri ,gerekse Birleşmiş Milletler Dünya Sağlık Teşkilatı , her branştaki doktor ,insanların ruhsal ve fiziksel sağlıklarını korumaları ve hastalıklardan korunması için devamlı fiziksel aktivitelerini arttırmalarını , spor yapmalarını ısrarla önermektedir. Bu amaçla çeşitli politikalar üretmekte kampanyalar düzenlemektedir.

Spor yapan insan sayısı yılların içinde gerçekten de artmaktadır.

Ancak bununla beraber 30 yıl önce  nadir görülen spor yaralanmaları artık bir kaç tıbbi uzmanlık gerektiren , bir kaç tıbbi disiplinin bir birine bağlı çalışmasını gerektiren , başlı başına ayrı bir tıbbi sektör haline gelmiştir.

İnsanların obezite ,kalp ,solunum ,depresyon, ve hatta kanserle karşı karşıya kalmaması için önerilen spor onların mevcut eklem problemlerini dahada içinden çıkılmaz hale getirmektedir.

Erkeklerin kalp ve solunum hastalıkları nedeni ile erken yaşta ölüm oranları kadınlara göre fazladır ve ileri yaşta kadın erkek nüfusunun kadınlar lehine artmasında etkendir.

Ancak hayatta kalan ileri yaşta erkeklerin genel sağlık durumu kadınlara göre çok daha iyidir. ( bkz. İstatistik)

Kadınların hormonal avantajları nedeni ile kalp ve solunum hastalıklarından erken yaşta ölmemelerine karşın kadınlar , daha sağlıksız bir yaşlılık geçirmektedirler. Zira kadınların ortalama kas gücü en basit günlük yaşantıyı karşılayacak kas gücünün altında olması nedeni ile kadınlar ileri yaşta çok belirgin eklem hastalıkları ve ağrıları ile karşı karşıyadır. Bu nedenle kadınların FTR kliniğine müracaat sayıları kas güçleri ile tamamen ters orantılıdır.

Kadın ve erkeklerin kas gücü ortalamaları ve FTR kliniğine müracaat etme tabloları incelendiğinde bu çıplak gerçek çok açık görülmektedir. Kadınların ortalama kas gücü % 30-35 aralığındayken erkeklerin ortalama kas gücü % 50-68 aralığındadır. Dejeneratif eklem hastalıkları nedeni ile FTR kliniğine müracaat eden insanların ise %60 civarı kadın % 30 civarı erkektir. Yani kas gücü yüksek olan erkeklerde eklem dejenerasyonlarının kas gücü zayıf olan kadınlara göre daha azdır ve yaşlılıkta sağlıklı olduğu belirlenen erkek kadın oranlarındada aynı ilinti ve benzerlik açıkça görülmektedir.

Kas gücünün yüksek olması tek başına belki sizin erken ölmenizi engellemez ancak daha sağlıklı ve mutlu ağrısız yaşayacağınızı garanti eder.

E.F.E.E. egzersiz yöntemi her yaşta ve her sağlık durumundaki insanın kas gücünü %5 -% 10 oranında arttırabildiği için bu kısır döngünün kırılması için bir çözüm imkanı yaratmaktadır.

Bugün  için Dünyada bu yöntem dışında her yaşta ,her sağlık durumunda ,özellikle eklem dejenerasyon ve ağrılarının varlığında ve yaşlılarda , kasların kadın ve erkekte aynı oranlarda arttırıldığını gelişim raporları ile gösteren bir başka egzersiz yöntemi uygulanmamaktadır.